TRAFİK KAZASINA ÖZENEN ALKIŞLARA ESİR ELLERİM

BİR ''SORU''N MU VAR?   İÇİNDE KALMASIN SÖYLE   _______


Saçları intihar etmiş bir kadının,

Hızla gelen bir rüzgarın önüne atmışlar kendilerini,

Oracıkta dökülmüşler hayattan !
/İsmail TAŞDAN /

İNTİHAR KARARI MENİSİZ VE ACILI BİR SEVİŞMEDİR

Şşşt!  Sakin ol !
Zavallılaşma kronik ve alkolik bir süreçtir,
Sıcak ekmeğe terayağı sürmek kadar keyifli gibi
                  rahimden yeni çıkmış kulaklara isimler düzmek..
Oysa çocuklar isimsiz büyüse olmaz mıydı Anne ?
İsim koymak yerine resim de çizilebilirdi alınlara,
Zavallılaşma kulağa ezanla ispiyonlanmaktır çünkü,
Kırmızı ışıkta sevgilini yola itmek kadar komiktir de,
(Zihninde kadınlar öldürmek ise tam zamanlı bir iştir)
Sıcaktır asfalt üzerinde kanlarımız,
              yaşlı alkolleri karşıdan karşıya geçirirken,
Hazır  ve donuk cinayetleri ısıtıp işlediğindeki korkudur annelere karşı gelmek,
Oysa çocuklar isimsiz sevilse olmaz mıydı Anne?

Şşştt! Sakin ol, urgan o yalnızca…
İntihar kararı menisiz ve acılı bir sevişmedir,
Bu yüzden bu kararı yalnızca kadınlar alabilir,
Tabiki de başka adamlar adına !

Adının sonkez seslendirilmesi bir kadının ağzında,
Ezanla çakılan harflerin çivilerini düşürür gediklerinden.

Şşşt ! Sakin ol,
”Yok oluşmak” bir takım işidir,
Kronik ve alkolik bir ağır zavallışma halidir..   
                         

                      /TaşdaN/



— 1 gün önce

I’m down in a sea of love

— 6 gün önce
KÜRTAJ TAKLİDİ YAPAN KADIN

”Artık gitsen” diyen gözlerle bakan bir ev sahibi gibi şimdi bu şehiir,
Pişkin, utanmaz zihnimle gülümsüyorum ona..
Kızıl gibi saçlı çirkin elli bir kadın kapı taklidi yapıyor o sırada,
”Git” diyor ” bana gelmeyişleri”…

İstenmeyen gebelikteki telaşlı cenin oluverdi ellerim,
Neye el atsam sancıyor kadınlar,
O sırada kızıl gibi saçlı çirkin elli bir kadın kürtaj taklidi yaptı bana,
Bu şehrin rahminden zorla dalıp ”Çık dışarı” dedi.
”Git buradan” diyordu içeri uzanan elleri..

Mahalle takımına alınmayan bir erkek çocuğu hüznü motiflerinden
                              pencerelerimin kızlık zarı teşhisi konan perdeleri,
Hiç bir gün ışığı geçmedi daha ötesine,
Ve çirkin elli kızıl gibi saçlı bir kadın tecavüz taklidi yaptı,
Gülmekten çatladı pencerelerim,
”Hoşça” bile kal denmedi, bilincim cam kırıklarıya kesişirken,
Perdelerimin çocuk hüznü işlemelerine sarı lekeler halinde sindi kahkahalar,
Beni bu şehirde tutan her şey bir olup penceren aşağı attı az önce,
”İt”i duymuştum düşerken, sanırım o kadının ”GİT’i idi.

Yanıma geldi, çatlayan kafatasımdan akarken bilincim kaldırıma akarken,
Eğildi ve yüzüme baktı ;

”Bu şehir seni aldırıyor, ve ben senin kürtajınım, şimdi GİT” dedi.
Ama ben pişkin, utanmaz zihnimle gülümsedim
Kırık kemiklerim ve ezilmiş etlerim çevre kirliliği yaparken…
                                                                    TAŞDAN

— 1 yorumla 1 hafta önce
Saçları İntihar Etti Bir Kadının

Sureti dağa kaçtı bir kadının,
Alnımdaki mağaraya attı tanrısını,
Dünyadaki tüm imamları canlı bomba yapıp kıldıracaktı cuma namazlarını,
Kaos yaratmak yapıları yıkmakla değil,
Yaratıları yıkmakla etkili olabilir diye bağırdı bir kadın,
Aşırı dozda günaha bağlı bilinç kaybı koyduk tanısını,
Velhâsıl çıkmadı alnımdan hiç,
Parça tesirli patlayışlar ile piknik yapıyordu beynimde.

( Uyumalıyım, ”bir kadın” diye başlamasın yine zihnim lütfen )

Gözlerine tıka basa mayın doldurdu,
Gözleri aniden tüm yollarımızı doldurdu,
Hareket edenler kör oldu,
rehin düşenler ölümün rahmine döl oldu,

( Kahretsin, uyuyamıyorum. Zihnim sus ! )

Alnımdaki mağara bir kaç saniyede oluştu,
Metalik bir sarsıntıdan sonra bir kadın yüksek sesle konuştu,
Bir tanrı ” lütfen bırak beni gideyim, söz bir daha yaratmayacağım” diye sağa sola koştu,
Beynimdeki piknikte bir kadının saçları
    darağacı ile tanrı boğazı arasında bir bağ kurdu..
Anne ile cenin arasındaki kordon bağı gibiydi,
Darağacı ile sallanan cesetlerin arasınki mis kokulu kadın saçları !

( Çok gürültülü zihnim uyuyamıyorum, bu görüntüler de nedir)

Sonra duydum ki ;
Saçları intihar etmiş bir kadının,
Hızla gelen bir rüzgarın önüne atmışlar kendilerini,
Oracıkta dökülmüşler hayattan !
                                            /İsmail TAŞDAN /

— 2 hafta önce
MORARMIŞ DİŞ ETİ BİYOGRAFİSİ

MORARMIŞ DİŞ ETİ BİYOGRAFİSİ

Gerdanına bir ip sardım kendimi günlerce salladım,

Benim sen dolu zihnim koktu, senin demli ay ışığı tenin korktu,

Sonra ezildim, büzüldüm bir kir gibi tenine gömüldüm,

Bileğine bir gümüş sardım, kiralık bir kangren ile anlaştım,

Uzun namlulu şiirlerle kadından siperlere yattım,

İnfilak ettikçe çocukluğum büyüyen bedenimde,

                                iltihap olup kapıldım senin sevmenin şevkine,

Şimdi altı kısık bekliyor ölümlerim, taşacaklar alnımdan, damlayacak namlumdan

Ama benim sen dolu zihnim çürüdü,

         seninse bir şarkı esnasında hızla alınan nefesten adımların yürüdü .

Uykusuz bir çocuğun kulağına sezaryenle doğan bir öykü oysa adın,

Keşke verdiği geçici hasardan dolayı özür dileyen bir kadın olsaydın,

Şimdi bir şans oyunu çekiliyor dünyevi makatlarda, kesin büyük ödül vuracak bana,

Kıyıya vuracağım olmayışına sinyaller sıçan tüm yunusları ve büyük ödülü !

Oysa ben diş etine batık bir kılçıktan olma bir zihnim,

bir kirim, tenine ilişirim…  Bu !

Bakma !  Hepsi bu !

                                              /TAŞDAN/

— 3 hafta önce
Ben Kem Gözüm

Mahallenin en sevilmeyen çocuğunun elindeki
                           herkesçe en çok istenen oyuncak gibi,
Bana dokunmayan yılanların mutluluğunu özendiriyor senin cinayetin !

Kem gözlere beddualar edilirken bağırmalı o an
” Ben Kem Gözüm! Kıskanıyorum ve yok etmek istiyorum tüm güzellikleri”

Ayıp, en çok ben istemiştim o oyuncağı, benim olmayışlar çok ayıp!

Velhasıl, sımsıkı kundakladım kadınlarımı,
Ölüş mesafem bu ”sizde” en fazla bir kaç adım.. !  /TAŞDAN/

— 3 hafta önce

Haberin Yok Ölüyorum !

— 3 hafta önce
rahatsız olan insan silkinir, üstündeki ölü toprağından kurtulmaya çalışır, harekete geçer

http://egoistokur.com/yeralti-edebiyati-kendinle-yuzlesmek-eglenceli-degildir/

Edebiyatın işlevlerinden biri de rahatsız etmektir. Ancak rahatsız olan insan silkinir, üstündeki ölü toprağından kurtulmaya çalışır, harekete geçer. Bu özellik ‘yeraltı edebiyatı’ denen türün asli görevidir.

— 1 yorumla 1 ay önce
SİLAHLAR HAPŞURDUĞUNDA AĞIZLARINA ALNIMI KAPATIRLAR

Üşüyen bir kadının dikelmiş tüylerinden sokak lambaları yaptım
                                                   çağ dışı kalmış dokunuşlarıma,
                                                                          Aldanır mısın lütfen !
Bir yalanlık dozda inanışlarım var,
                 tek günahlık dinlerim var göz kapaklarımın arka yüzünde!
Bir fırt çekip hayattan gidesim var,
Senin ciğerlerinde kötü huylu ama iyi niyetli bir ur olasım var,
Nezle olmuş silahlar hapşurken ağızlarına alnımı kapatsınlar,
Bir sümük olup senin nefesinde kuruyasım var,
( Şimdi çöl bulup yola düşmek çok zahmetli )

Hey kadın ! Işığı yakma tırnak aralarımda,
Bir ezimlik böceklerimi dövme kadın,
lütfen o oyuncağı al bana pazardan anne !

Lütfen, bir düşüşlüğüne verir misin uçurumlarını bana…  /TAŞDAN/

— 1 yorumla 1 ay önce